16723,43%0,02
43,61% 0,06
51,97% 0,00
7052,30% -0,91
11665,04% 0,00
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından ilan edilen 317. ihale grubu kapsamında Türkiye genelinde çok sayıda maden sahası ihaleye çıkarılırken, Ordu ili de bu kapsamda yer aldı. Edinilen bilgilere göre Ordu’da 18 ayrı maden sahası için ihale süreci planlanırken, ihalelerin 8-9 Nisan tarihlerinde yapılması öngörülüyor. İhale listesinde sahaların il bazında yer aldığı ancak ilçe ve koordinat bilgilerinin ihale ve ruhsat süreçlerinin ilerleyen aşamalarında netleştiği ifade ediliyor.
Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, ihale sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede sert ifadeler kullandı. Gönül, Türkiye’de madencilik mevzuatının sık sık değiştirildiğini belirterek, bu değişikliklerin çoğu zaman şirketlerin önünü açtığını savundu. Gönül, özellikle dava açma sürelerinin kısaltılması ve kurum görüş süreçlerinin değiştirilmesi gibi düzenlemelerin yurttaşların ve sivil toplumun hukuki mücadele alanını daralttığını ifade etti. Gönül, süreci “sömürge madenciliği” olarak nitelendirerek, yer altı kaynaklarının hızla şirketlere açıldığını, bunun ise doğa, tarım ve yerel yaşam üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu öne sürdü.
ORÇEV Başkanı Gönül, özellikle Korgan Perşembe Yaylası’nda devam eden maden sürecine dikkat çekti. Gönül, bölgede açılan davaların sürdüğünü, Danıştay’ın yeniden keşif yapılması yönünde karar verdiğini ancak bu süreçte yüksek keşif ücretlerinin sivil toplum ve yurttaşlar açısından ciddi bir yük oluşturduğunu söyledi. Perşembe Yaylası’nda açılan dava kapsamında kısa sürede yüksek miktarda keşif bedelinin yatırılması gerektiğini belirten Gönül, bu durumun çevre davalarının açılmasını zorlaştırdığını dile getirdi.
Gönül, çevre davalarının kamu yararı amacıyla açıldığını vurgulayarak, keşif ve dava maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekti. Dava süreçlerinin yıllarca sürebildiğini belirten Gönül, ödenen paraların enflasyon karşısında değer kaybettiğini ve bu durumun sivil toplum açısından ciddi bir mağduriyet oluşturduğunu savundu. 210 bin TL'lik keşif bedeli, yurttaşların hukuk önünde hak aramasının önünde bir engel olarak duruyor.
Gönül, Ordu genelinde yeni maden sahalarının farklı ilçelere yayılabileceğini ifade etti. Maden sahalarının Gölköy, Mesudiye, Korgan, Kabataş, Ulubey, Altınordu, Fatsa ve Ünye başta olmak üzere birçok ilçede gündeme gelebileceğini belirten Gönül, bazı ilçelerde birden fazla maden sahasının planlanabileceğini söyledi. Bu nedenle yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının süreci yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Gönül, kontrolsüz madencilik faaliyetlerinin uzun vadede orman alanları, su kaynakları, yaylalar ve tarım arazileri üzerinde geri dönüşü zor zararlar oluşturabileceğini ifade etti. Maden faaliyetleri sonrasında geriye çevresel tahribat, atık ve kimyasal risklerin kalabileceğini savunan Gönül, yerel ekonominin temelini oluşturan tarım ve hayvancılığın da olumsuz etkilenebileceğini belirtti.
ORÇEV Başkanı Gönül, çevre mücadelelerinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını korumak için yürütüldüğünü ifade ederek, yurttaşlara duyarlılık çağrısında bulundu. Gönül, sivil toplumun, yurttaşların ve meslek örgütlerinin birlikte hareket etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Ordu Olay / Haber Merkezi