Tarih: 11.04.2023 17:38

TOKAÇ'TAN PROF.DR. AYDIN'A YANIT: "SOMON İLK DEFA HAMSİ YEMİYOR"

Facebook Twitter Linked-in

Prof.Dr. Mehmet Aydın’ın yerel bir gazeteye verdiği demece istinaden gazetemize konuşan, Oney Marin Su Ürünleri İşletmesi Sahibi Cihan Ersen Tokaç, “Üniversitelerdeki hocalarımız var. İşte ‘hamsiler, somonlara gidiyor, ‘hamsiler hammaddeye gidiyor’ gibi açıklamalarda bulunan hocalar var. Hamsiler somona ilk defa gitmiyor. Balık yeminin ana maddesi hamsidir. Yemler, balık yağından, balık unundan, kan unundan yapılır. Eskiden Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü yemlere bazı maddeler, özellikle zararlı ve GDO’lu ürünler konulduğu için, buna bir düzenleme getirdi. Şuanda bizim balık yemlerimiz çok kaliteli. Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi’nde Mehmet Aydın Hocamız açıklama yapıyor. Diyor ki; ‘Hamsiyi somonlar yiyor.’ Hamsiyi ilk defa somon yemiyor ki, yıllardır var bu. Tamam çok çarpık avlanma var. Vatandaş devletin belirlediği ağları kullanmıyor, küçük hamsileri yakalıyor, onu yeme gönderiyor ama devletin sana verdiği bir kota var. Bunu sen yeme de gönderebilirsin diyor, tutup tezgahlara koyup satabilirsin de diyor.” diye konuştu.

 

“Türk somonu dünyada iyi sıralarda”

 

Türk Somonunun dünya genelinde önemli sıralara yükseldiğini de söyleyen Tokaç, “O lezzeti yakaladık. 2022 yılında Türk Somonunun Türkiye’den çıkış rakamı 363 milyon dolar. Bu rakam kadar somon ihraç etmişiz yurtdışına. Türk somonunun da asıl menşei Karadeniz’dir. Denizin içinde off-shore ağ kafeslerde yetiştirilen balıklardır ama bunlar yapılırken diğer taraftan da bunu bozmak için bazı kişilerin uğraşları var.” sözleriyle açıklamaları değerlendirdi.

“Bizim hamsimiz hep küçüktü”

Açıklamasında yine Prof.Dr. Mehmet Aydın’ın demecine atıfta bulunan Tokaç, “Bizim hamsimiz zaten her zaman küçüktü. 17 yıldır bu işin içindeyim. Ege bölgesinde su ürünleri faaliyetine başladım. Ege Bölgesi’ne Karadeniz’den hamsi getirdiğimizde bizim hamsimiz her zaman küçük olmuştur çünkü özelliği bu. Yani bir parmak gibi çok devasa bir balık yiyemedik. Neden ekolojik dengeden. Bizim kalkan balığımız yok oldu, mezgitimiz küçüldü, istavrit küçüldü, kötek balığı küçüldü. Bunları balık çiftlikleri yapmadı sonuçta. Bunları yasa dışı avlanmalar yaptı. Açıklamalarında Mehmet Aydın Hoca’ya katıldığım tek bir nokta var. İnsanlar küçük gözlü ağ kullanarak küçük balık yakalıyorlar. Ama Tarım ve Orman Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu ağlar var. Bu ağlar kullanılırsa büyük balık yakalarsın. Adam diyor ki büyükleri tezgaha gönderirim, küçükleri de hammaddeye gönderirim. Sadece bu konuda hocaya hak veriyorum. Çünkü bu zaten hep vardı. Avcılığın yasaklanmasına da asla karşı değilim. Bir sene yasaklanabilir. Her balığın yumurtası bize bir sene yeter.” şeklinde konuştu.

“Mavi yengeç geleceğimizdir”

Bir süre önce Prof.Dr. Aydın’ın mavi yengeçle ilgili açıklamalarda bulunduğunu ve açıklamalara da katılmasının mümkün olmadığını belirten Tokaç, “Geçtiğimiz günlerde yine Mehmet Aydın Hoca’nın mavi yengeçle ilgili bir haberini daha okudum. Türkiye’de Kuşadası’nda mavi yengeci ilk yetiştiren kişi benim. Burada Ege Üniversitesi’nden Akademisyen  Dr. Övgü Gençer hocamızla beraber. İşin en büyük ve en ağır kısmını Övgü Hanım, üniversitenin Urla’daki laboratuvarında yapmıştır. Mehmet Aydın Hoca diyor ki, ‘Karadeniz’de mavi yengeç salgını başlıyor. Balıklarımızı mahvolacak.’ Mavi yengeç bizim geleceğimizdir. Biz bunu yıllar önce kendi toprak havuzlarımızda dalyanımızda yaptık. Buradaki tesisimizde yine yapacağız. Mavi yengecin besin değeri çok yüksek. Eti de çok lezzetli bir hayvandır. Az bir eti vardır ama kaliteli eti olan bir hayvandır. Hocamız diyor ki, ‘balıklarımızı yiyor’ Sonuçta doğadaki tüm canlılar başka bir organizma ile beslenmek zorunda. Sonuçta hamsi de bir şeylerle besleniyor. Sonuç olarak Karadeniz yetiştiricilikte çok ön plana çıkıyor. Bu ismin bu şekilde kötülenmesi hoş değil. Yarın öbür gün su ürünleri yetiştiriciliğinde Karadeniz olarak söz sahibi olacağız.” ifadelerini kullandı.

“Ordu’daki çiftlikler iki kişinin tekelinde”

Sinop’tan Artvin’e kadar her yerde balık çiftliğinin olduğunu fakat Ordu’da çiftliklerin iki kişinin tekelinde olduğunu söyleyen Tokaç, ‘Ordu’da çiftlikler iki kişinin tekelinde ama yaptığımız çalışmalar ve görüşmeler neticesinde Ordu’da da off-shore balıkçılığının yeniden faaliyete geçireceğiz. Özel ekip ve dalgıçlar getireceğiz. Bu yapacağımız çalışmadan da bazı hocalar ve bazı araştırmacılar gibi devletten para isteyip de bu çalışmaları yapmayacağız. Biz devletimizden bir kuruş istemiyoruz. Zaten ekmek kazanıyoruz.” dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —